28 Şub 2013

Birsen Tezer ft. İlhan Şeşen - Ne Tuhaf


Her şey yarım kaldı yine ne tuhaf
Aşk yarım nefret yarım hayat yarım
Bir yanım kaçar gibi kovalar bir yanım
Ne kaldı geriye temiz ve saf
Biraz senin yarın biraz benim yarım
Bir tek ben bilirim seni sevdiğimi
Bir de sen bilirsin biraz

Kalabalık kuytularda boğulur çığlıklarım
Kuru bir teselli bulurum ben kendi halime
Vazgeçilmez tutkularda kaybolur yaşadıklarım
Dağılıp giden bir sis halinde

Uzaktan gelir gibi sesin
Sanki hep başka bir alemdesin
Her şeyde biraz seni bulurum
Nerde olsam aklımdasın biraz
Kimse bilmez kimse duymaz
Bir tek ben bilirim seni sevdiğimi
Bir de sen bilirsin biraz

26 Şub 2013

Bugünlerde ben #2


Galiba benim hayatta en sevdiğim şey -gezip tozmak dışında- beni mutlu eden insanlarla vakit geçirmek, kahve içmek, sohbet etmek. Onların yanında kendimi öyle güzel hissediyorumki hiç eve gelmek istemiyorum (: Hani böyle insana enerji veren içini yaşama sevinciyle dolduranlar olur ya heh tam olarak onlardan bahsediyorum işte. Onlar ne güzel insanlardır öyle (: Ahh bide nargile! Canım öyle çok nargile istiyo ki anlatamam (:

p.s. Abajuru günü fotoğrafı ilan ediyorum. (:

22 Şub 2013

Başkalarının yerine düşünmek

Hayatta en muzdarip olduğum ve hatta sinir olduğum, deli olduğum şey benim yerime düşünüp karar verip yargılayan insanlar. İki insan birbirini ne kadar tanırsa tanısın, birbirinin içini dışını ne kadar bilirse bilsin bizim karşımızdakinin ne düşündüğünü anlama ihtimalimiz benim için yok denilecek kadar düşük ve bence mantıklı olanda bu. Her zaman ya anlaşılamamaktan kaybediyoruz ya anlatamamaktan yada bizim yerimize düşünmüş ve düşündüğüne inanmış insanlar yüzünden. Benim buna tahammülüm yok. Ben burda ne düşünüyorum veya ne hissediyorum bunu bildiğini sanıp bu sandıklarını kafalarında kuran insanlar hem benim sinirlerimi hemde ilişkileri yıpratmaktan başka bişey yapmıyolar. Olaylara sadece kendi gözünden bakmak ve sadece görmek istediğini yorumlamak ne kadar kolay, ne kadar basit. Halbuki değer vermekten, sevmekten, sevilmekten, çabalamaktan, bi şeyleri düzeltmeye çalışmaktan bahsediyoruz. Peki napıyoruz? En basit olanı seçip anlamaya çalışmadan herşeyi bi kenara bırakıyoruz. Sonrası zorlanmış ilişkiler, sıkıntılar, bulantılar...

21 Şub 2013

Mendilimde Kan Sesleri

...
Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
Dirseğin iskemleye dayalı
- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben -
Cıgara paketinde yazılar resimler
Resimler: cezaevleri
Resimler: özlem
Resimler: eskidenberi
Ve bir kaşın yukarı kalkık
Sevmen acele
Dostluğun çabuk
Bakıyorum da simdi
O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi
Biz eskiden seninle
İstasyonları dolaşırdık bir bir
O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
Nazilli kokardı
Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
Kıl gibi ince İstanbul yağmurunun altında
Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
Kadının ütülü patiskalardan bir teni
Upuzun boynu
Kirpikleri
Ve sana Ahmet Abi
uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
Sofranı kurardı
Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
Cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi
Çocuklar doğururdu
Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar...
Bilmezlikten gelme Ahmet Abi
Umudu dürt
Umutsuzluğu yatıştır
Diyeceğim şu ki
Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
Çocuklar, kadınlar, erkekler
...


Edip Cansever

18 Şub 2013

Üzüldüğüm zamanlarda

Düşündüğüm tek şey "bencillikse bencillik, nankörlükse nankörlük! Kimseye ihtiyacım yok." Bu yüzden hayatım boyunca hiç pişman olmadım. Kimseyi kazanmaya çalışmadım. Umarım bundan sonrada hep böyle olurum.

13 Şub 2013

Bugünlerde ben #1

Bu blogla ısınamadık mı noldu bilmiyorum ama bi türlü giripte bişeyler karalayamıyorum. Eski blogumla çok iyiydik, çok kankaydık, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Neyse gece gece hiç sherlock holmes'cülük oynayasım yok en iyisi bi seriye başlıyımda en azından haftada bir falan yazar oyalanırım. Bakalım ben bugünlerde napıyomuşum. (o bugünlerde son bi kaç ayı falan kapsar heralde)




Öncelikle demet akalın yollusuna nispet yaparcasına "sevgilimi koluma takarım bebekte üç beş tur atarım" modunda boool boool gezip fotoğraf çekmeye çalışıyoruum.



26 Ocak doğum günümdü. Kötü başlasada güzel bitti ondan ötürü büssürüüü "mutluluk nedeni" isimli hediye aldım. (:


Bizim evde yılın ilk üç ayı şenlik modunda geçer. Nedense hepimiz kış çocuğuyuz. Sırasıyla benim doğum günüm, annemle babamın evlilik yıldönümü+annemin doğum günü, canciğer küçük kardeşimin doğum günü ve çirkef ortanca kardeşimin doğum günü şeklinde kusana kadar pasta yeriz ilk üç ay. Buda annemle babamın 20.yıl pastası kestaneli falan afiyetle yedik :D


Ay hep bi kuğul olma çabası, bi marjinallik, bi hayatım renkli kafaları falan dersende rutinimi gösteriyim. Kahvesever bir insan olsamda arada yokluktan yada üşengeçlikten kendimi çaya alıştırmaya çalışıyorum. Çayı sevmem pek olası değil ama kitaplar sağolsun hep yanımdalar (:

İşte böyle günler, haftalar, aylar hatta yıllar geçip gidiyo. Geçen gün düşündümde ben küçükken yıllar hiç geçmez bi ömür gibi gelirdi bana. Bi sonraki doğum günüm sanki hiç gelmicek gibiydi. Şimdi bi bakıyorum zaman nasıl geçmiş farketmemişim. Galiba insan büyüdükçe zaman kavramı farklı işler oluyo...



4 Şub 2013

Sevgilim


Ey sevgilim, nerelerde dolaşıyorsun böyle? 
Geliyor seni candan seven aşığın dur onu dinle. 
Elemi de, neşeyi de beste yapmış diline. 
Uzaklaşma şirin yarim. 
Yolculuklar, aşıkların buluşmasıyla nihayetlenir. 
Her tanrı kulu bunu bilir. 

Aşk nedir? Ahret demek değildir her halde. 
Çınlamalıdır neşesi bu anın gene bu anın kahkahalarıyla 
Çünkü ne olacağı yarının meçhulümüzdür hala, 
Boş yere vakit geçirmekten artık yoktur bir salah: 
Öyle ise gel öp beni, genç ve tatlı sevgilim, 
Ömrü pek azdır gençliğin.
 
William Shakespeare

2 Şub 2013

Aşk ve Devrim


"Aslanlar kendi tarihlerini yazana kadar av hikayeleri hep avcıları övecektir."
Afrika atasözü

Severek izlediğim filmlerden biriydi.