18 Ara 2013

kıssmett

Bu sıralar hobilerim arasında olmayacak dualara amin demek var.
Hadi hayırlısı.

26 Kas 2013

Alışveriş #1 Watsons-H&M

Yine bir alışveriş postuyla daha doğrusu yine bir kozmetik alışverişi postuyla döndüm.
Aldıklarımın hepsi Brandium Watsons'tan.
Şu Brandium iyiki açıldı (:

İlk olarak gözaltı morluklarım fazla olmasa dahi beni rahatsız ettiklerinden bir kapatıcıya ihtiyacım vardı. Ama fondöten, pudra vs. kullanmadığımdan tek başına kapatıcıda kullanmak istemedim ve Garnier BB Cream Roll-on'u almaya karar verdim. Orta tonunu aldım ve kapatıcılığından şimdilik memnunum fakat boyu beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Ben şunu aldığımı düşünürken bunu almışım. Ama dediğim gibi kapatıcılığını beğendim.
Fiyatı indirimle 9.99

Daha sonra makyaj konusunda tek vazgeçilmezim olan Golden Rose dipliner'ı da sepete attım. Daha önce Flormar'ın hem likit hemde kalem eyeliner'ını kullanmıştım. Likit olan maalesef gözlerimi yakıyordu. Kalem olandansa bahsetmek bile istemiyorum bi kaç kullanımdan sonra bitti resmen renk vermez oldu. Golden Rose dipliner'a aldığım günden beri bayılıyorum. İlk başta sürmesi biraz zor gibi gelsede alışınca vazgeçemiyosunuz.
Fiyatı indirimle 7.55

Bu minik çantaya atmalık makyaj çantasınıda çok çook sevdiim.
Fiyatı 7.99

Son zamanlarda gül suyunun cilde faydalarıyla ilgili o kadar çok şey okudumki etkilenmedim desem yalan olur. Her ne kadar kokusunu sevmesemde doğal olan herşeyin yararlı olduğunu düşündüğüm için bu fısfıslı şişeyi aldım. İçine gül suyu doldurum dolaba atıcam. Fiyatı 4.50

Farı hiç sevmez ve kullanmaz idim. Lakin artık seviyorum. Ondan ötürü H&M den bu smokey eye brush'ı aldım. Kalın tarafı çok tatlı (:
Fiyatı 6.95

Son olarak geçen alışverişimde Gratis'ten aldığım ve Maybelline olduğunu teyit ettiğim kırmızı rujuma uygun bir Emily dudak kalemi aldım.
Fiyatı 2.55

Bunların dışında H&M'den bordo bi etek ve yüzükler almıştım ama fotoğraflamamışım.

Bu arada son fotoğrafta belirgin olarak görünen şey 1937 yılına ait Belleten dergisi. Belleten bir tarih dergisi aslında ve bu ikinci sayısı. Bu sene Tüyap Kitap Fuarında bir sahafta buldum ve hemen kaptım. Yani kirli göründüğüne bakmayın muhteşem bi'şey o (:




7 Kas 2013

Bugünlerde ben #4

Okuyorum.
"Ağrıyorum."
Bol bol kardeş tribi çekiyorum.
Her sabah 5.5 yaşında bir bebenin "bugün okula gitmiycaam" çığlıklarıyla uyanıyorum.
Anneme laf anlatmaya çalışıyorum.
Aşık olmamaya çalışıyorum.
Ders çalışmaya çalışıyorum.
Sabrediyorum.
Azmediyorum.

14 Eki 2013

Aldım Gitti #3

Son 1 haftadır alışverişin dibine vurdum desem yeridir.
İstanbul'a döndüğümden beri hayatımı yemek yemeye adamıştım ki şükür kurtuldum bu alışkanlıktan. Arada sırada yiyorum :D Bazen :D Belki :D
Neysee bayram sağolsun heryerde müthiş indirimler vardı. 
Hele Gratis tek saniye boş görmedim. İlk iki gün Kadıköy'de kudurmuş kadınlar arasında alabildiğimi aldım. Ama yetti mi? Yetmedi. Bugün Brandium'a gittim. Hem Gratis hem H&M hemde Macro Center combo yaptım! :D


Öncelikle saçlarım uzadı ve boyanında etkisiyle yıpranmaya başladı. Elseve'in boyalı ve röfleli saçlar için olan şampuanını kullanıyodum ama değiştirmeye kara verdim. Sonra Gratis'e gidince daha öncede kullandığım Gliss şampuana geri döndüm. Boyalı ve röfleli saçlar için olan şampuanını ve Ultimate Repair serisinin sıvı saç kremini aldım. Bütün Gliss ürünlerine oranla %95 daha fazla Keratin içeriyormuş.
Sonracıma Nivea Diamond Touch duş jelini kokusuna bayıldığım için aldım ayrıca üzerinde Nivea Duşta Kullanılan Vücut Kremi'ninde testerı vardı onuda denemiş oldum. Verdiği yumuşaklık ve koku harika duşta vakit geçirmeyi sevenler mutlaka kullanmalı ama üşengeçler için pek kullanışlı değil (:
Loreal Üç Etkili Cilt Düzgünleştirici Tonik'i daha öncede almış hatta yazmıştım. Memnun olduğum için tekrar aldım.
Bid Fresh'n Soft'un Makyaj temizleme mendilini aldım. Bu mendiller bana dayanmıyo arkadaş bide tam teferruatlı makyaj yapsam yandık demekki.
Gliss Sıvı saç kremi'nin yapısını beğendim ama kokusu biraz ağır geldi. Yinede "saç önemli" diyerek bitiricem :D
Neutrogena benim nemlendirme konusunda eeen een beğendiğim marka. Bugüne kadar kullandığım kremleri beni hiç üzmedi o yüzden bu kış dudaklarımın yoldaşı olmaya hak kazandı :D
La ligne deoda beğendiğim Gratis ürünlerinden.
Leopar kapaklı parlatıcıyı H&M de gördüm ve rengine bayıldım. Fiyatıda 1.95 gibi komik bişeydi :D Demin kullandım biraz yapış yapış olsada rengi çok güzeel!

İhiihhi rujlarımı görünce bile mutlu oluyorum yahu :D Önceden Flormar'ın nude ve pembe arası bir rujunu kullanıyodum ama dudakları çok çatlatıyodu. Bu sefer benzer rengi Golden Rose'da aldım ve sürer sürmez aşık oldum. Yapısı ve kokusu çok çok güzel.
Kırmızı rujum Max Factor veya Maybelline idi tam olarak hatırlamıyorum ve üstünede yazmamışlar. Testerdan beğenmiştim ama evde sürünce eh işte gibi geldi.
Bu aralar simli ojelere bayılıyorum onlarıda attım sepete.

Bugün Brandium'a girer girmez H&M'e attım kendimi. Çok seviyorum yahu :D Ordada indirim vardı ama sonuna yetiştiğim için kıyafetlerde pek bişey kalmamıştı. Bende aksesuardan kaptırdım.

Aldıklarımı daha öncede beğenmiş olmama rağmen pahalı diye almamıştım. Ama şimdi ikiside 10TL ye düşünce dayanamadım ikisinide aldım.

Tasma kolyelere bayılıyorum. Bi kadının boynuna en çok yakışan şeyler bunlar. (:

Bu da yine bayıldıklarımdan biri ama H&Mden değil Kadıköy'den.

Yüzüklerede hastayım. İdolüm Barış Manço :D

Şu poşete bayılıyorum. Macro Center bence sadece bi market değil adeta mutluluk deposu. 

Görgüsüz gibi bunlarıda ekliyorum ama seviyorum napıyım :D
Pesto sosu her ne kadar sevsemde ben Napolitan insanıyım sanırım.

Bana ambalajı değişik bişey gösterin almazsam ölürüm. İçecekler zaten hayatımın anlamı olmadı mı çıldırıyorum. Bide böyle değişik bi marka değişik bi ambalaj oldu mu hiç dayanamıyorum. Şu pembiş Lorina markalı içeceğe ne desem bilemedim. Gazoz desem değil soda desem değil. Aslında biraz gazoz gibi limonlu ama pembe! Pembe limonlu! Hemen içtim ve çok sevdim. Yine alırım. İlly'nin daha önce çikolatalı macchiatosunu içmiştim ama güzel değildi. Latta macchiatoyu normalde çok severim umarım buda güzel çıkar. Dr.Oetker Çikolatte'sini ilk defa gördüm ister ye ister iç modunda bişey. Cezveye koyuyosun falan tatlı krizlerine çabuk çözüm.

Bide bunu aldım :D Bu ne ? Kağıt sabuuuun :D ay çok tatlı bişey ya ufak bi kağıt parçası eline alıyosun suya tutuyosun hoop köpürüyo ve miss gibi kokuyo. Eskiden varmış bunlar artık kullanan var mı bilmiyorum. Gratis nimetlerinden.
İşte böyle yine cebim boşaldı ama gözüm doydu :D

12 Eki 2013

yakında


Yakında gazeteye ilan vericem arkadaş. 

"gel deyince gelecek, git deyince gidecek
duygusallığın, romantizmin suyunu çıkarmayan
doğuştan kültürlü
tiyatro, sinema seven
kitap okuyan
aydın görüşlü
ideoloji sahibi
akademik kariyer düşünen
ailesi modern
kafası modern
sevgili aranıyor"

lkajfdaljgpasmvgşldkvoaeövlşsdb


6 Eki 2013

Heybe - Ahmet Erhan #1



Öylesine Bir Aşk Şiiri

Gözlerin ipek yoludur ömrümün 
Akasya yüklü kervanlar geçer 
Çan sesleri arasında bir fener 
Yanar söner yanar söner yanar söner 
Gözlerin ipekyoludur ömrümün 
Kentin en kalabalık yerlerinde 
Dört nala koşan bir at gibi 
Çılgınlığa akan yalnızlığa ölüme 
Yazılmış şiirleri yeniden yazmak bütün 
Hayatı teyellemek yepyeni bir güne 
Ve sonra sökmek uzun uzun 

Gözlerin ipekyoludur ömrümün 
Yalnızlıktan gelir yalnızlıklara gider 
Düşülür her şeyin altına bir tarih 
Soluksuzum günlerdir geceler uzar 
Yaşamak dünyayı ödüllendirmektir artık 
Kendimi öldürdüğüm yerlerde beni kan tutar 
Başıma gelecekleri bile bile yürürüm 
Hilton Oteli'nde hu çekerim huu... 
İşte hırkam ben de bir dervişim 
Asamı vestiyerde bırakmak zorunda kalırım 
Nescafeyi konyakla kardığım günler gecelerdir 
Bakarım gözlerine eğnim silkelenir 
Döktüğüm acılar yıllar kederlerdir 
Alnıma bir avuç tuz atılır düşünemem 
Konuşamam ağlayamam bağıramam 
Neden gece her gecenin ardından gelir 
Gözlerin ipekyoludur ömrümün 
Gözlerin tarihçesi yaşayıp öldüğümün
Ihlamur ağaçları altında bir 
Saraybosna hatırası 
Rüya bu oturur konuşurmuşuz 
Sen ben ve Deniz bir de rüzgarın örttüğü gençliğimiz 
Sen ben ve Deniz. Sen ben ve Deniz... 

11 Eyl 2013

sessizlikte bir ses

Son yarım saate kadar nasılda mutluymuşum aslında.
Herşey normalmiş, alışmışım.
Oysa şimdi kalbim öylesine kırık ki anlatamıyorum.
Susamıyorum.
Ağlayamıyorum.
Beynim uyuştu sanki.
Şarkının akışına bıraktım kendimi, bıraktım gidiyorum...


10 Eyl 2013

"Hoş olayım olmayayım o yar benim kime ne?"

Neden böyle yazdınız parmaklarım?
Yada
Neden hoşunuza gider Nesimi kulaklarım?
Nedeni yok yahu.
Yaşamak güzel. 
Ben geldim.
Burdayım.
Yazasım yok iki gözüm.

"Nesimi'ye sormuşlar yarin ile hoş musun?
Hoş olayım olmayayım o yar benim kime ne?"

1 Ağu 2013

didiyom ben


Canım bilog ciğerim bilog nassın iyisin bik bik.
Ay sıkıntıdan patlicam heeee 
herşeye eyvallahta sıkıntı+sıcak olmasın ya
valla olmuyo yani.
Neyse ben pazar günü Giresuna gidiyorum.
2 hafta yokum bebişim
kendine iyi bak
kendini yeni sevgilisi olduğu halde eski sevgilisine mesaj atıp sonrada atar yapan insanlardan koru ;) hadi şimdilik byessss

30 Tem 2013

Kıyamet

Kıyamet geldi ey insanoğlu.
Hayır hayır hayvan ötesi sıcaklardan bahsetmiyorum.
Küresel ısınma, nükleer falan da değil.
BEN KISKANILMAYI ÖZLEDİM.


29 Tem 2013

Ufak bir rica

Ufacıcık bir ricam olacak evrenden mümkünse bana 
"sana muffin yaptım sevgilim" 
dediğimde
"muffin ne yahu"
yerine
"neli yaptın sevgilim"
diyecek bir erkek gönderebilir mi? :)


27 Tem 2013

Aldım gitti #2

Hello my sunshine! (:
Bugün mutluyum!
Ama ne yazık ki mutluluğumun sebebi yine kapitalizm yine alışveriş.
Neyse uzatmıyım (:

Aramıza yeni arkadaşlar katıldı tabi ki .

Kafka benim en sevdiğim yazarlardan biridir. Dönüşüm'ü daha önce okumuştum ama elimde yoktu. O yüzden hem kütüphaneme ekliyim hemde tekrar bi bakıyım dedim.

Deniz deyince aklıma hemen Sait Faik gelir. Böyle yaz aylarında onu bol bol okuyup kendimizi Ege'de hissetmek lazım. (: Bu basımını o kadar çok sevdim ki bütün kitaplarını İş Bankası Yayınlarından alıcam.

Jose Saramago Körlük eseriyle bildiğim bi yazar fakat henüz okumadım. Tanışma kitabımız bi nevi. (:

Kitap işlerimi hallettikten sonra uzun bi süre H&M'de gezdim ve bu bez çantayı aldım. H&M benim en sevdiğim markalardan biri. Hatta Dünyada sadece H&M ve Topshop olsa başka bişey istemem herhalde. 

Benim bi hastalığım var. Macro Center gördüm mü tutamıyorum kendimi. Zaten lanet olasıca her yerdede yok. Allahtan ayağımın dibinde Brandium'a açıldıda gözüm gönlüm bayram etti. Neyse tiramisuyu o kadar çok seviyorum ki sevmeyen insanlar ölsün istiyorum. Balconi marka miniminnacık bu tiramisu Macro Center'da 95 kuruş mu 99 kuruş mu ne öyle bişeydi :D Hemen saldırdım. 10lu paketide vardı ama ilk defa deneyeceğim için bunu aldım. Demin yedim çokta beğenmedim. Tiramisudan ziyade kahve aromalı kek niyetine yenir. Denk gelirsem alırım yine.


Günün bir diğer önemli haberi yarın diyete başlıyorum. Activia'yı sırf çilekli diye aldım yoksa işe yarayacağından değil :D Bide Doğadan form kayısılı karışık bitki çayı almıştım ama onu çekmeyi unutmuşum. Diyet listemi aldım sabahta yürüyüşe başlicam bakalım neler olacak :D

Son olarak yine bi Gratis'e uğradım. Benim için makyaj eyeliner, rimel ve ruj veya parlatıcıdan ibarettir. Fondöten, pudra, allık hiç sevmem. Ama yine gün içinde cildimiz sürekli yıpranıyor ve resmen kirleniyor. Loreal cilt temizleme ürünlerinin hepsi 9.75 liraydı. Bende bu cilt düzgünleştirici ve tazeleyici toniği aldım. Aynı zamanda aydınlatıp pürüzleride gideriyomuş hadi bakalım (:

Golden Rose dipliner ve bi el kremi almıştım ama onlarıda çekmeyi unutmuşum. Neyse artık bu kaa bye bye (:





26 Tem 2013

Benim Doctor'um #2


Tüm Doctorlar içinde en sevdiğim, hayranı olduğum insan kesinlikle David Tennant'dır. Hatta bence Doctorun özünü kavramış, gerçekten Doctor olmuş tek insandır. Yeni çok ayrı bende. Onun oynadığı bölümleri izlediğinizde David Tennant'ı değil Doctoru görürsünüz. Yalnızlığını, hüznünü, mutluluğunu, sevincini ve şebekliklerini (:


İşte hayatımın sezon finali! Bu finale öldüm, bittim. Kaç kere izlemişimdir sayısını tahmin bile edemiyorum. Doctor ve dostları öyle güzel ki (:


Ve beni en çok ağlatan o lanet olasıca rejenerasyon The End Of Time Part2! İlk izleyişimde Doctor "gitmek istemiyorum" dediği zaman ekrana atlamak David'i tutup boynuna sarılmak onu bağrıma basmak istemiştimm. Onun gibi tatlı bi adamdan sonra Matt Smith bana dünyanın en lanet insanı gibi gelmişti.
Heeey gidi günler (:

25 Tem 2013

Rüyada çığır açtım

"Ben rüya görmüyom yeeaaa" diye diye manyak manyak rüyalar görmeye başladım.
En son gördüğüm penguenli mutsuz rüyadan sonra dün gecede rüyada çığır açtım.
Neymiş efendim rüyamda evleniyomuşum. Ama nasıl bi evlenmek. Evleneceğim adam siyasiymiş ve üstüne üstlük bide aranıyomuş. Yani adam kaçak ama bana düğün dernek yapıyo mantığa gel.
Neyse efendime söyliyim biz evlenmeye karar veriyoruz ama tabi bizimkiler kafayı yiyo hayatta olmaz diyolar bu adam kaçak ne evlenmesi yarın bigün ölür bu falan fıstık. Ben diyorum hayır işte evlenicemde evlenicem. İşte öyle böyle ikna ediyoruz milleti ve kına gününe geliyoruz. Çok sabırsızız diğer törenleri atladık :D İşte kına sabahı uyanıyorum ve kardeşime bomba bi soru soruyorum "Ya ben bindallı almışmıydım?" A benim salak kızım a benim gerizekalım evlenicem diye tutturdun ama bindallı alıp almadığından haberin yok. Hem bindallı ne allasen ya :D Neyse o kadar kuğuluz ki kınayıda kır kınası şeklinde dışarda yapıcaz. Ben evde hazırlanıyorum ve babam bi tane bindallı getiriyo. Ama nasıl iğrenç bişey: En sevmediğim orta boy ne uzun ne kısa bi elbise rengi bi acayip modeli bi acayip e hadi olsun diyorum anaa bi bakıyorum kafama takıcak gelin fesi yok. "Babaaaa fesim nerdeeeeeee?" Babam fesi unutmuş. Gelde çıldırma. Yengeme gidiyorum "yengaaa senin fesin duruyomu?" diyorum oda duruyo al diyo. Hadi onuda alıp kafama geçiriyorum. Gidiyoruz kına mekanına. Açık hava bi mangal eksik misafirler yere örtü sermiş oturuyolar :D
Damat olucak hıyar damatlık giymiş. Lan kına bu niye damatlık giydin sen. Hadi onuda geçiyorum ama kınayı görsen tam bi yeniköylü kınası. Damatla konuşmuyoruz hiç ayıp sdfjsdgs:D Ve en can alıcı nokta. Tam kınanın ortasında üzerimizden F16lar uçmaya başlıyo. Benim damadın izini bulmuşlar ya adamı götürcekler yada bizi kurşuna dizicekler D:D:fgsh Haydaaaa pılımızı pırtımızı toplayıp eve dönüyoruz. Biz eve çıkıyoruz damat aşağıda arkadaşlarıyla bekliyo. Tabi ben kafayı yemişim sinirden adamı arıyorum yukarı gel diyorum geliyo efendim bi bakıyorum adam şortlu ve üstü başı ıslak. Arkadaşlarıyla havuza gitmiş öyle gelmiş Ben bi çemkirmeye başlıyorum "benim en güzel günüm mahvoldu sen havuza gitmişsin sen ne biçim adamsın" falan filan derken adam beni sakinleştiriyo canım cicim neyse bizde kınasız evleniriz diyoruz. Bu sefer benden yine bi can alıcı soru geliyo "e peki ben gelinlik aldım mı?" artık burdan sonra bana bi küfür edip uyanıyoruz. :D

24 Tem 2013

banane olmasaymış

İçim şişti. Kafayı yedim. Yemeyede devam ediyorum.
Meğer ben yaz gelince kafayı yiyomuşum.
Meğer ben yazın çok sıkılıyomuşum.
Unutmuşum bide yaz gelsin yaz gelsin diye çemkiriyomuşum.
Yaz gitsinmiş.
Gelmesinmiş.
Canım sıkılmasınmış.
Mutsuz olmasaymışım.
Ağlamasaymışım.
Üzülmeseymişim.
Herşey olmasada bazı şeyler güzel olsaymış.
Mış mış mış...

Heybe-Cemal Süreya #3


(Güzelleme'den)

Seni usulca öpmüştüm ilk öptüğümde  
Vapurdaydık vapur kıyıya gidiyordu  
Üç kulaç öteden İstanbul gidiyordu  
Uzanmış seni usulca öpmüştüm  
Hemen yanımızdan balıklar gidiyordu. 

20 Tem 2013

Aldım Gitti #1 Gratis alışverişi

Bugün uzun bi aradan sonra Kadıköye indim. Oruç tutmayıp ramazandan en çok etkilenen insanlardan biride benim. Etrafımdaki herkes oruçlu ve kimse oruçluyken dışarı çıkmak istemiyo. E haklılar tabi hava çok sıcak aç susuz gezilmiyo. Benimde hiç yalnız gezesim yoktu kardeşimi kandırdım onunda alacakları falan derken gittik Kadıköye. Ben hayatımın ilk 12 senesini Acıbademde geçirdim. Orda doğup büyüdüm. O yüzden Kadıköy benim için gidilecek bir yer değil de inilecek bi yer. Ağız alışkanlığı olmuş. (:
Neyse bugünlerde canım hiç bişey istemiyo. O yüzden ufak tefek ne zamandır aklımda olan şeyleri aldım.

İlk önce saçımı boyamam lazımdı. Kendimi bildim bileli kızıl saçı çok severim. Önceleri liseydi falandı derken boyayamadım sonra ki sene yok yarın yok haftaya derken öyle geçti gitti. Baktım üşengeçliğin kitabını yazıyorum sonunda boyadım saçımı. Yaklaşık 4 aydır kızıl saçlıyım. İlk önce Palette Deluxe 6.88 Kızılla boyamıştım saçımı. Gayet güzel tutmuştu. İkince boyayışımda değişiklik olsun dedim ve Garnier çarpıcı renklerden 5.62 Parlak Lal Kızılını aldım. Garnier hakkında kimseden güzel bi yorum duymadım aslında herkes çok aktığını söyler. Evet çok akıyo hatta bi karış dibiniz geldiği halde az biraz akıyo ama gayette güzel tutuyo. Ben Garnierle elde ettiğim rengi Paletteden daha çok sevdim tabi ikinci boyayışımında etkisi var bunda. Neyse bugün Gratiste tüm boyalarda %40 indirim vardı. Elim yine Garnier'a gitti bende onu aldım.

Benri makyaj temizleme pamuğu henüz kullanmadım ama yapısını beğendim. Zaten 2 liraydı bide bugün indirim varmış 1.20 ye almış oldum.

Bazı konularda çok geri kafalıyım yeni şeyleri pek almam bu sefer bi değişiklik yaptım. Genelde Nivea veya Rexona deodorant alırım. Gratis ürünü bu La ligna body yi çok övmüşlerdi alıyım dedim Aleo Vera özlü 48 saat korumalı ve pudralıymış. Buda 6 liraydı indirimle 3.60 a geldi.

Son olarak Ponza(Pomza) taşı aldım. Bu Gratisten değil aktardan. Sırf meraktan aldım "anneeğ benim neden yok" didim ağladım ondan aldım :D Bu da 1.50. 

İşte böyle bu kadar bye bye. (:

18 Tem 2013

Heybe - Metin Altıok #2

(Hançerin Sapı'ndan)

Bekliyorum kaç zamandır;
Uykusuzum, sabırsızım.
Başımı acıtıyor
Geceleri yastığım.
Dilim kurumuş
Bir su yatağı
Katı sözcüklerle
Dolu tozlu ağzım.

Bakıyorum eski
Fotoğraflara.
Hafız Burhan dinliyorum
Taş plaklardan.
Bir pencere çarpıyor
Viran yüreğimde
Sıvalar dökülüyor
Pervazından.

Dörtnal giden
Ürkek bir attan
Düşüyorum da sanki
Takılı kalıyor
Ayağım üzengiye.
Sürükleniyorum
Sırtüstü
Çalılar, dikenler içinde.

Mevsim kışa dönüyor
Hızar sesleri geliyor
Dört bir yandan.
Odun taşıyor
Yorgun kamyonlar.
Kuşlar da gitti.
Çiçekler gelecek bahara
Tohum saçıyor.

Ceyl ve rüyalar

Bir vapur dumanıyla sanki gelecek gibi 
Bir gün gelecek elbet, ütopyalar güzeldir

Yine değişik bi rüya gördüm. Dün gece o kadar bunaldım ki birini aramayı çok düşündüm.
Ama sonra aramadım. Zaten hep düşünürüm ama aramam. Kolay değil öyle bazı şeyler.
Her neyse rüyamda yolda karşılaştık adamla ben ilerledim gittim oda arkamdan geldi.
Ama benim için değil. Yol bu geçen geçiyo. Sonra önüme geçti adam. Hızlandım biraz gittim "adam" dedim. 
Döndü baktı. Yağmur yağıyodu yeldeğirmenindeydik. "Nasılsın?" dedi. Bende "Nasılsın dicektim" dedim.
Kafamda şapkam vardı. Şapkamı çıkardı. "Kimsin sen ya?" dedi.
Bişey demedim. Karşımızdaki binaya girdi. Bekledim.
Çıktı gitti. 
Bekledim.
Birini gönderdi elinde bi gazete sayfası vardı. Al bunu oku dedi.
Penguen karikatürlerinden oluşan bi sayfa.
"Dalga mı geçiyo benimle?" dedim.
"Oku sen" dedi.
Ne okudum hatırlamıyorum.
Ama kötüydü.

17 Tem 2013

Benim Doctor'um

Doctor Who benim için bağımlılık gibi bişey oldu. İlk defa 2 sene önce şans eseri karşılaştık. O günden beri beraberiz ve hiç ayrılamicaz gibi görünüyo. (: Doctor Who normal bir yabancı dizi değil. İzlediğiniz ilk günden itibaren sizi öylesine içine çekiyo ki sanki o ekranda o insanlarla berabersiniz, bir ailesiniz. Bir gün Doctor'la Dünyayı kurtarıyosunuz. Ertesi günü size aşık olunası bir süpernovanın yanıp kül oluşunu izletiyo. Bi sonraki gün beraber Dalek'lerin karşısına dikiliyosunuz. Doctor Who nasıl bi dizi deseniz, hangi kategoriye koymalı deseniz cevap veremem. Çünkü o ne korku ne gerilim ne komedi ne de bilim kurgu. Doctor Who imkanlı imkansız her duyguyu içinde barındıran bi evren. Tabi ki herkes sevecek diye bi şey yok ama sevmeyeninde aklından şüphe ederim ben (: Uzun lafın kısası Doctor çok seviyorum! Çok çok çok seviyorum! Blogun adıda diziden geliyo. Doctor'un en sevdiğim yol arkadaşı Amelia Pond. Buna rağmen diziyle ilgili fazla şey yazmadığımı farkettim ve bu seriyle Doctor Who'nun sevdiğim bölümlerini, bende iz bırakan kısımlarını, fotoğrafları bu seriyle paylaşmaya karar verdim.

Bu video'ya bugün rastladım Doctor'un tüm rejenerasyonlarını birleştirmişler. İlk zamanlardaki efektlere falan inanılmaz güldüm. Ama 10. Doctor'un (David Tennant) 11.hayatına (Matt Smith) geçerken "Gitmek İstemiyorum" diyişini hiç unutamıyorum. En sevdiğim insandan ayrılır gibi ağlamıştım. (:




16 Tem 2013

fötögünlük

Bi nevi "Naptın ki sen?" sorusunun cevapları (:

Çok okudum (:



Çok yedim (:




Çok sevdim! (: